Tüketiciler Konfederasyonu

TÜKODER 15 Mart Basın Açıklaması

TÜKETİCİLER YOKSULLUK, GÜVENSİZ ÜRÜNLER VE HAK İHLALLERİYLE KARŞI KARŞIYA

Her yıl 15 Mart, tüketicilerin temel haklarına dikkat çekmek ve karşı karşıya kaldıkları sorunları gündeme taşımak amacıyla Dünya Tüketici Hakları Günü olarak anılmaktadır. Bu yıl Uluslararası Tüketici Örgütleri Birliği tarafından belirlenen tema “Güvenli Ürünler, Kendine Güvenen Tüketiciler” olmuştur.

Ancak bugün hem dünyada hem de Türkiye’de tüketicilerin karşı karşıya olduğu sorunlar yalnızca güvensiz ürünlerle sınırlı değildir. Tüketici hak ihlalleri artarak devam etmektedir.

Bu durumun temel nedeni; T.C. Anayasası’nın 172. maddesinin (A) bendinde yer alan “Devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik eder.” amir hükmüne rağmen, gelmiş geçmiş tüm siyasi iktidarların anayasanın bu hükmünü tam olarak uygulamaktan kaçınmış ve görmezden gelmiş olmalarıdır.

Bugün tüketiciler açısından en önemli sorunların başında derinleşen yoksulluk ve hızla düşen alım gücü gelmektedir. Gıda, barınma, enerji ve ulaşım gibi temel ihtiyaçlara erişim her geçen gün zorlaşmakta; milyonlarca insan onurlu yaşam koşullarından giderek daha da uzaklaşmaktadır. Evrensel Tüketici Haklarının birinci maddesi olan “temel ihtiyaçların karşılanması hakkı” açıkça ihlal edilmektedir.

Öte yandan piyasada bulunan güvensiz ve standart dışı ürünler de tüketiciler açısından ciddi bir risk oluşturmaktadır. Taklit ve tağşiş ürünler, yeterli denetimden geçmeden piyasaya sürülen mallar ve standartlara uygun olmayan üretim süreçleri, tüketicinin sağlığını ve ekonomik çıkarlarını tehdit etmektedir.

Dijitalleşmenin hız kazandığı günümüzde ise tüketiciler dijital platformlarda yeni hak ihlalleriyle karşı karşıya kalmaktadır. Kişisel verilerin korunması, yanıltıcı dijital reklamlar, çevrim içi alışverişlerde yaşanan mağduriyetler ve abonelik iptallerinde yaşanan zorluklar dijital tüketici haklarının güçlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.

Tüketicilerin haklarını arayabildiği en önemli başvuru mekanizmalarından biri olan Tüketici Hakem Heyetleri ise son dönemde sayılarının azaltılması ve erişilebilirliğinin zorlaşması nedeniyle ciddi bir risk altındadır. Oysa tüketicinin adalete erişimini sağlayan bu mekanizmaların güçlendirilmesi gerekirken zayıflatılması, hak arama yollarını daraltmakta ve tüketicileri daha büyük mağduriyetlerle karşı karşıya bırakmaktadır.

Diğer yandan dünya genelinde yaşanan savaşlar ve çatışmalar da tüketiciler üzerinde ağır ekonomik ve sosyal sonuçlar doğurmaktadır. Savaş; açlık, yoksulluk ve ölüm demektir. Savaşın kaybedeni, bedelini ödeyen halklardır. Kazananı ise emperyalist ülkelerdeki silah tüccarlarıdır. Hiçbir ülke bir başka ülkeye demokrasi ve özgürlük götüremez. Bu nedenle barış yalnızca siyasi bir hedef değil, aynı zamanda tüketicilerin refahı ve yaşam koşulları açısından da hayati bir gerekliliktir.

BURADAN KAMU OTORİTELERİNE SESLENİYORUZ:

  • Piyasaya sunulan tüm ürünlerde etkin ürün güvenliği denetimleri artırılmalıdır.
    • Taklit ve tağşiş ürünlerle mücadelede caydırıcı yaptırımlar uygulanmalıdır.
    • Tüketicilerin temel ihtiyaçlara erişimini zorlaştıran fiyat artışlarına karşı kamusal politikalar güçlendirilmelidir.
    • Dijital tüketici hakları güçlü biçimde korunmalıdır.
    • Tüketici Hakem Heyetleri güçlendirilmeli, sayıları azaltılmak yerine artırılmalıdır.
    • Küresel ölçekte savaş politikaları yerine barış ve sosyal adalet esas alınmalıdır.
    • Tüketicinin alım gücünü artıracak önlemler alınmalı, asgari ücret ve emekli maaşlarında acil iyileştirmeler yapılarak insanca yaşam şartları sağlanmalıdır.
    • Yoksullukla mücadele politikaları acilen uygulanmalıdır.
    • Anayasanın 172. maddesi kapsamında tüketicileri koruyucu tedbirler alınmalı, tüketicilerin örgütlenmesinin önü açılmalı ve tüketici örgütlerinin güçlendirilmesi sağlanmalıdır.
    • Doğayı talan eden, şirketlerin kasasını dolduran madencilik anlayışından vazgeçilmeli; doğa, toprak ve su korunmalıdır.

Unutulmamalıdır ki tüketicinin korunması yalnızca 6502 sayılı kanundan ibaret değildir; aynı zamanda demokrasi, sosyal adalet ve insan hakları meselesidir.

Bu nedenle;
Tüm tüketicileri haklarını öğrenmeye, örgütlenmeye ve tüketici hareketinin bir parçası olmaya,
kamu otoritelerini ve üreticileri tüketici haklarının korunması konusunda sorumluluk almaya,
tüm toplumu barışın ve insan onurunun yanında durmaya davet ediyoruz.

YAŞASIN TÜKETİCİLERİN ÖRGÜTLÜ MÜCADELESİ

YAŞASIN TÜKODER

TÜKODER- TÜKETİCİYİ KORUMA DERNEĞİ